inanmak diye bi’şey var ya hani,şu hayatta kaybedilmemesi gereken en önemli soyuttan bahsediyorum.
mesela iyi günlerin geleceğine inanarak başla ilk önce.
Çünkü;
İlk defa birinin nefesi böyle ısıtıyor beni, ilk defa aralıksız birinin adını sayıklıyorum. İlk defa birinin gülüşüyle uyuyup, yine onun gülüşüyle uyanıyorum.
Birini çok sevdiğinizde,canınızı çok yakmış olsa da tek bir mesajıyla yumuşayıveriyorsunuz.
Birini çok sevdiğinizde,defalarca ‘seni affetmeyeceğim’ desenizde her seferinde affediyorsunuz.
Birini çok sevdiğinizde,gözlerine bakmanın heyecanı aradan yıllar geçmiş olsa bile aynı kalıyor.
Birini çok sevdiğinizde,onun acısı sizin acılarınız oluyor.Başından sımsıkı sarıp kalbinize doğru bastırıyorsunuz ve dünyadaki tüm acılardan onu uzaklaştırdığınızı düşünüyorsunuz.
Birini çok sevdiğinizde,o hariç tüm insanlar önemini kaybediyor.
Birini çok sevdiğinizde,gitmeyeceği hayaliyle uyuyup,her sabah uyandığınızda gitmediğine şükrediyorsunuz..

Sayfalarca özledim seni.
Her dilde özledim.
Uyurken özledim, uyanınca daha bi özledim.
Gazete okurken özledim.
Su içerken özledim, sigara içerken özledim.
Deniz kadar özledim.
Okyanus kadar özledim.
En çok müzik dinlerken özledim sanırım.
Ama saate bakarken de özlemeyi ihmal etmedim.
Ekmek alırken bile özledim inanır mısın?
İnanmazsan inanma.
Ben senin için özlemedim ki hem.
İstemeden özledim.
Yanlışlıkla özledim.
Sevgilim.


